8 Ekim 2019 Salı

             Kadın araya beyazlar karışmış sarı uzun saçlarını savurarak gitar konçertosunu dinletiyor cep telefonundan. İlk dinlettiğinde gülümseyerek ne olduğunu söylediğim için bir de ay ışığı sonatı ile test etmişti.  Şimdi de tereddütlü bir halde "biliyor musunuz konçertoyu en iyi çalan paco de lucia'ymış" diyor. Gülümsüyorum. Flamenkocu diyorum. Hayatı boyunca bir şeyler olmayı dert etmiş biriyle, bir şey olmak derdinde olmamış biri, günün sekize yakın saati (içlerinden biri asla mesai saatlerine riayet edemeyecek kadar tembel olduğundan) aynı odada kalırsa ne olur. İdareci de bunu test etmiş olmalı. 

29 Haziran 2019 Cumartesi

7 Nisan 2019 Pazar

Opa Tsupa - Les deux Guitares

  Sonrası her zaman ki hikaye. Mart başlar, hava bir soğuyup bir ısınarak baharın gelişini anlatır. Sessiz, sakin. Bu yaşadığın kırkbeşinci Mart. Sarhoş edici baharın ardından kavurucu, yakıcı yazın geleceğini bilirsin. Oysa sen kışı seversin değil mi? Sıcak kahve ve kalorifer peteğine yakın koltuğun tutkunusun. Belki de sadece tutuksun. Yazamıyorsun çünkü. Bir şeyin yok. Parmakların bile. 

28 Şubat 2019 Perşembe

  "..en kritik şey, neredeyse her şeyi sarıp sarmalayan olarak yitirilmiş zaman'dır" diyordu mektup. Kayıp Zamanın İzinde...Gözlerimi kapattım. O kadar öfkeliydim ki. Yazamıyordum bile.