Gidinin dünyasında, böyle bir bağımlılık varmıydı ki? Günlerdir, kafamın içi boşaltılmış, acı ve paranoya içinde kıvranarak evle iş arasında gidip geliyordum. Sandığımın aksine ilk 24 saat rahat geçmişti. Zaman geçtikçe, krizlerin şiddeti çok artıyordu, iki kriz arası geçen zaman uzasa da. Birde iki krizin, beyin köpüğe dönüşmüşken, birleşmesi hali vardı. İkinci gün, hıçkıra hıçkıra ağlayarak geçti. Bir önceki bırakma deneyiminden tecrübeliydim, hayatımda ki herkesi sorgulayacağımı biliyordum, neyse ki kimse kalmamıştı. Huxley hariç.
(Haha. Epsilon yayınevi, yeni cesur dünyaya gönderme mi dir? )
31 Ağustos 2012 Cuma
26 Ağustos 2012 Pazar
Kitabın 352. sayfasında karşılaştığım cümlede durdum.
"kadınlar benimsedi mi sağlam olurdu o iş; bir sürü denemeyle Doktor da biliyordu bunu. Kışkırttıkları kadın erkek ayrımcılığının davulunu gümbürtüyle çalan, gösteriş budalası feministler değil de, gerçekten yetenekli, herkesi toparlayacak nitelikte, kadınlığının gerçek bilincinde kadınlar el atsın işe ki, her şey daha sağlam oturur yerine...."
Kitabı yarılamış olsam da artık bundan sonra okumaya devam etmek gerekmiyordu. Hayat her kitabı okuyabilecek kadar uzun değil demişti Mina Urgan. Kabullenip hataları, bir noktadan geri dönmek gerekiyor.
(Niye daha sağlam otursun ki? Bir varamadım kadınlığın gerçek bilincine. Hep ondan.)
En iyisi ruhumuzu güzel müziklere teslim etmek.
"kadınlar benimsedi mi sağlam olurdu o iş; bir sürü denemeyle Doktor da biliyordu bunu. Kışkırttıkları kadın erkek ayrımcılığının davulunu gümbürtüyle çalan, gösteriş budalası feministler değil de, gerçekten yetenekli, herkesi toparlayacak nitelikte, kadınlığının gerçek bilincinde kadınlar el atsın işe ki, her şey daha sağlam oturur yerine...."
Kitabı yarılamış olsam da artık bundan sonra okumaya devam etmek gerekmiyordu. Hayat her kitabı okuyabilecek kadar uzun değil demişti Mina Urgan. Kabullenip hataları, bir noktadan geri dönmek gerekiyor.
(Niye daha sağlam otursun ki? Bir varamadım kadınlığın gerçek bilincine. Hep ondan.)
En iyisi ruhumuzu güzel müziklere teslim etmek.
9 Ağustos 2012 Perşembe
Körler sağırlar birbirini ağırlar. Böyle miydi bu söz? Bilmiyorum. Hem eğlenip, hem ölesiye sıkılıyorum aslında. Aa, siz de mi burdaydınız bilmem ne bey. Ya evet, sizi de ne zamandır göremiyorduk, bilmem ne hanım. Aslında odanıza da uğramıştım ama yoktunuz. Evet bu aralar pek odaya uğrayamıyorum. Gülüşmeler. Sahte, sıkıcı, gerçek dışı yada fazlasıyla gerçek. Ah bu yemek ne kadar da iyi oldu değil mi. Kiminle sohbet etmeye kalksam bir süre sonra geri çekilme ihtiyacı hissediyorum. Ne olmuş ki böyle bana. Güvensiz, mutsuz, sıkıcı birine dönüşmüşüm. Sadece bazı anlarda sanki 10 yıl önceki benmiş gibi davranabiliyorum, sonra hemen kendime gelip sessizleşiyorum. Hep çok sıkılıyorum. Bu kapalı geniş salonda bir yığın tanıdık yüz ve isimleri kayıp insanlar içinde. Sigara içmek içinde salonu boydan boya geçip, balkona gitmek gerekiyor ayrı bir eziyet. Ne zaman gideceğim. Birde gidilecek anı kestirmenin zorluğunun getirdiği ağırlık duygusu. Işınlanma isteği. İcadı neden bu kadar gecikti bilmem ki.
29 Temmuz 2012 Pazar
Bazen umutla umutsuzluk öyle şiddetle yer değiştirir ki insanın midesine kocaman bir ağrı saplanır. Oldukça sevimsiz, oldukça fiziki bir acıya dönüşür. Hangisi iyidir? Hangisi istenir? umut mu? umutsuzluk mu? Hava serinledi mi gerçekten? yoksa aynı bunaltıcı geceyi tekrar tekrar mı yaşıyorum? Korkuyor muyum? Kabullenmek neden bu kadar zor.
26 Temmuz 2012 Perşembe
Episode X. Eski kocayı maço yapabilen çıtır sevgilisi
Sabahın körü bir saatte uyanıp, nafakayı yatmamış görünce aradım. Eski eşlerin ulvi vazifelerini yerine getirmeleri gerekir. Mesaj attım cevap vermemişsin dedim (içimden ökhüz diye ekledim). Müsait olamadım dedi, sonra bana hala uyuyormusun, kalk yataktan, batıracaksın devleti kızım gibi bir cümle kurdu. 20 yıl önce evine gittiğimiz ve "bununla koop edemiyordum k...." deyip eski sevgilisinden acıklı bir ses tonuyla bahseden naif hatuna teselli edici cümleler sarf eden, dost k, (bende kenarda sinmiş hani serde sevgililik de varya, ne demek istiyor ki koop neydi k? diye soramadan, içimden kırık dökük ingilizcemle to cope with fiilinden bahsediyor herhalde diye kıvranırdım) ne oldu da sen böyle içinde "yatak, kızım" kelimeleri içeren cümleler kurabilir hale geldin. Kızın değilim dedim sakince, annesiyim. Kısa bir gerginlik sessizliğinden sonra gün içinde yollarım nafakayı deyip acele kapadı telefonu.
Sabahın körü bir saatte uyanıp, nafakayı yatmamış görünce aradım. Eski eşlerin ulvi vazifelerini yerine getirmeleri gerekir. Mesaj attım cevap vermemişsin dedim (içimden ökhüz diye ekledim). Müsait olamadım dedi, sonra bana hala uyuyormusun, kalk yataktan, batıracaksın devleti kızım gibi bir cümle kurdu. 20 yıl önce evine gittiğimiz ve "bununla koop edemiyordum k...." deyip eski sevgilisinden acıklı bir ses tonuyla bahseden naif hatuna teselli edici cümleler sarf eden, dost k, (bende kenarda sinmiş hani serde sevgililik de varya, ne demek istiyor ki koop neydi k? diye soramadan, içimden kırık dökük ingilizcemle to cope with fiilinden bahsediyor herhalde diye kıvranırdım) ne oldu da sen böyle içinde "yatak, kızım" kelimeleri içeren cümleler kurabilir hale geldin. Kızın değilim dedim sakince, annesiyim. Kısa bir gerginlik sessizliğinden sonra gün içinde yollarım nafakayı deyip acele kapadı telefonu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)