Tabii
ki, size ‘analiz yeteneğinden
yoksunsun, sürekli yalan söylüyorsun, bencilsin’ diyerek eşsiz ayrılığının
son cümlelerini
eden zamanaşımına çoktan uğramış sevgilinize “kork aprilin beşinden/ öküzü
ayırır
eşinden” diye cevap verirseniz ciddiyetinizden şüphe duyar. Haksız
mı?
Tabii ki haklı. Burada problem yazamayışın.
Yazamadıkça
şişiyorsun. Şiştiğin için deformasyon oluşuyor hayatının
her alanında. Bunu zamanaşımına uğramış sevgiline anlatmak zor. Bir zamanlar mizahı
sevdiğini, bir zamanlar komik bir şeyler söyleyebildiğini, onunla beraberken ağacının
solduğunu anlatmak zor. Kolun ayağın kesilene kadar, ya da akciğer kanseri olup
hayatta acı kavramına dair hiç bilmediğin boyutlarda kendini kaybedene kadar sigara
içmek istediğini, sorumluluklarından, uyum sağlamaktan, kendin olmamaktan, hiç
kimseden hoşlanmamaktan, insanların bomboş hırslarından çok yorulduğunu,
fiziken bu bedene ve zihne sahip olmanın getirdiği kısıtlılıklardan biri olan
sosyalleşme zorunluluğunu kabullensen dahi çok zorlandığını anlatmak zor.