15 Şubat 2012 Çarşamba

İki ayrılık şarkısı, iki farklı yaklaşım : )

14 Şubat 2012 Salı

1 Şubat 2012 Çarşamba

26 Ocak 2012 Perşembe

      Ev. Ne çok huzur ve ne çok huzursuzluk duymuşum burda. Ne çok acı ve ne çok sevinç yaşanmış, birbirinden bunca farklı duyguyu hep bir arada yaşamışım. İşte yine döndüm sana. Geçmişimde ve geleceğimde bir parça. Nedir ki toprak demiştim, ne anlamı var ki? Yüzüme bakıp "başka neyin anlamı var ki?"demiştin. "Düşün, senden geriye ne kalacak? Sadece toprak.. senden önce ve senden sonra varolacak olan." Burası benden önce vardı, ve benden sonraya kalacak. Toprak duygusu. Bu yüzden mi? Bunca zamandır aidiyet hissettiğim tek yer, kendi kendime itiraf etmesemde bu cümleyle yüzüme vurulan. Aidiyet. Ne kadar az şeye hissedebiliriz aslında.
Toprağım. Neredesin.

21 Ocak 2012 Cumartesi

  Yollarından dönesim var. Hiç gitmeyesim.  Sigara eşliğinde tembellikler edesim var.  Buz gibi Ocak soğuklarında arkandan  ağıtlar yakasım var.

16 Ocak 2012 Pazartesi

Episode V : Kar

Kar başlamıştı nihayet. Kentin pazartesi mesai çıkışı koşturmacasının üzerine sessizce, umarsızca yağıyordu. Herşey ertelenebilir, herşey unutulabilir, yeniden varolabilir insan bu beyazlıkta. Durup soluk alabilir. Kaybolabilir. Affedebilir, affedilebilir. Kar, tatlı uzun bir uykuyla soğuğun seni başka bir aleme götürebilmesini sağlayabilir....

7 Ocak 2012 Cumartesi

Hata şuydu ki, ben şarkıdaki hislerin yöneldiği kadın değil, hisseden adam  olmak istiyordum. Hissetmek ve yazabilmek. İkisini de becerebildiğimden şüpheliyim. Nastasya dururken, prens mişkin olmaya özenmek. Budala bir okurun hazin sonu.